hurt
Yalın hâl (V1)
hurt
/hɜːt//hɜːrt/
Geçmiş zaman (V2)
hurt
/hɜːt//hɜːrt/
Past participle (V3)
hurt
/hɜːt//hɜːrt/
Türkçe anlamıA2
acıtmak, incitmek
to hurt someone’s feelings
İngilizce anlamı
to cause pain or injury
Örnek cümleler
- Olumsuz · 1. hâlBe careful, you don’t want to hurt yourself on that knife.
- Modal fiilden sonra · 1. hâlThese new shoes might hurt your feet at first.
- Simple past · 2. hâlYesterday I hurt my back lifting a heavy box.
- Simple past · 2. hâlLast season Ben hurt his knee in a football match.
- Edilgen yapı · 3. hâlNobody was hurt in the accident on the motorway.
- Present perfect · 3. hâlI’m sorry if I’ve hurt your feelings.
Dikkat
Sırtın kendiliğinden ağrıması hurts, birinin sırtını incitmesi hurt: I hurted my knee → I hurt my knee; hurten diye bir biçim de yoktur.
Üç hâli kalıcı olarak öğrenin
Sıklığa ya da kalıba göre kısa dersler, her hâlin sesi ve tam da unutmak üzere olduğunuz fiilleri geri getiren günlük tekrarlar.
