İngilizce düzensiz fiiller: 200 fiillik liste

En sık karşılaşılan 200 düzensiz fiilin üç hâli, sıklık sırasına göre. İngiliz ve Amerikan hâlleri arasında geçiş yapın, kalıba göre filtreleyin ve sesini, örneklerini ve tipik hatasını görmek için istediğiniz fiili açın.

İlk 20Her iki cümleden birinde geçen fiiller

#V1V2V3Anlamı
1bewas / werebeenolmak, var olmak
2havehadhadsahip olmak, elinde bulundurmak
3dodiddoneyapmak, yerine getirmek
4saysaidsaidsöylemek, demek
5getgotgotgottenelde etmek, edinmek
6makemademadeyapmak, üretmek, oluşturmak
7seesawseengörmek, fark etmek
8knowknewknownbilmek, tanımak
9gowentgonegitmek, seyahat etmek
10taketooktakenalmak, yanında götürmek
11thinkthoughtthoughtdüşünmek, sanmak, inanmak
12comecamecomegelmek, varmak
13givegavegivenvermek, sunmak
14findfoundfoundbulmak, keşfetmek
15telltoldtoldanlatmak, bildirmek
16leaveleftleftayrılmak, terk etmek, bırakmak
17putputputkoymak, yerleştirmek
18feelfeltfelthissetmek, sezmek
19meanmeantmeantanlamına gelmek, kastetmek
20becomebecamebecomehâline gelmek, dönüşmek

21–40Yine gündelik, yine vazgeçilmez

#V1V2V3Anlamı
21holdheldheldtutmak, kavramak
22keepkeptkeptsaklamak, muhafaza etmek
23showshowedshown / showedgöstermek, sergilemek
24bringbroughtbroughtgetirmek, alıp gelmek
25setsetsetkurmak, ayarlamak
26hearheardheardduymak, işitmek
27paypaidpaidödemek, ücretini vermek
28beginbeganbegunbaşlamak, başlatmak
29meetmetmetbuluşmak, tanışmak
30writewrotewrittenyazmak, kaleme almak
31leadledledöncülük etmek, yol göstermek
32loselostlostkaybetmek, yitirmek
33runranrunkoşmak, koşturmak
34letletletizin vermek, müsaade etmek
35sendsentsentgöndermek, yollamak
36standstoodstoodayakta durmak, dikilmek
37winwonwonkazanmak, birinci olmak
38buildbuiltbuiltinşa etmek, yapı kurmak
39readreadreadokumak, okuyup anlamak
40buyboughtboughtsatın almak, parayla edinmek

41–60Konuşmada da yazıda da sık geçenler

#V1V2V3Anlamı
41understandunderstoodunderstoodanlamak, kavramak
42spendspentspentharcamak, zaman geçirmek
43sitsatsatoturmak, oturur durumda olmak
44fallfellfallendüşmek, yere düşmek
45speakspokespokenkonuşmak, bir dil konuşmak
46sellsoldsoldsatmak, satışa çıkarmak
47drawdrewdrawnçizmek, resim yapmak
48cutcutcutkesmek, kesip ayırmak
49learnlearned / learntlearnedlearned / learntlearnedöğrenmek, bilgi edinmek
50breakbrokebrokenkırmak, parçalamak
51catchcaughtcaughtyakalamak, kapmak
52proveprovedprovedproved / provenkanıtlamak, ispat etmek
53choosechosechosenseçmek, tercih etmek
54growgrewgrownbüyümek, yetiştirmek
55seeksoughtsoughtaramak, peşinde olmak
56riseroserisenyükselmek, artmak
57lielaylainuzanmak, yatmak
58forgetforgotforgottenforgotten / forgotunutmak, hatırlamamak
59dealdealtdealtele almak, kart dağıtmak
60drivedrovedrivenaraç kullanmak, sürmek

61–80Sınav yazılarında artık bunlar da beklenir

#V1V2V3Anlamı
61eatateeatenyemek, çiğneyip yutmak
62hithithitvurmak, çarpmak
63laylaidlaidyatırmak, özenle yere bırakmak
64wearworeworngiymek, takmak
65throwthrewthrownatmak, fırlatmak
66fitfittedfitted / fitfittedfitted / fituymak, tam gelmek
67shootshotshotateş etmek, şut çekmek
68fightfoughtfoughtdövüşmek, kavga etmek
69strikestruckstrucksert vurmak, grev yapmak
70hanghunghungasmak, askıya takmak
71teachtaughttaughtöğretmek, ders vermek
72shakeshookshakensallamak, sarsmak
73stickstuckstuckyapıştırmak, takılıp kalmak
74costcostcostmal olmak, fiyatı olmak
75bearborebornekatlanmak, taşımak
76beatbeatbeatenbeaten / beatyenmek, dövmek
77bindboundboundbağlamak, ciltlemek
78drinkdrankdrunkiçmek, yudumlamak
79ringrangrungtelefon etmek, zil çalmak
80sleepsleptsleptuyumak, uykuda olmak

81–100İlk yüz tamamlandı

#V1V2V3Anlamı
81flyflewflownuçmak, uçakla gitmek
82shutshutshutkapatmak, kapamak
83spreadspreadspreadyaymak, sermek
84arisearosearisenortaya çıkmak, baş göstermek
85hidehidhiddengizlemek, saklanmak
86undertakeundertookundertakenüstlenmek, girişmek
87feedfedfedbeslemek, yem vermek
88hurthurthurtacıtmak, incitmek
89lightlit / lightedlit / lightedyakmak, tutuşturmak
90burnburnt / burnedburnt / burnedyanmak, ateşle zarar vermek
91withdrawwithdrewwithdrawnpara çekmek, geri çekilmek
92blowblewblownüflemek, esmek
93singsangsang / sungsungşarkı söylemek, ötmek
94stealstolestolençalmak, aşırmak
95bendbentbentbükmek, eğilmek
96leanleaned / leantleanedleaned / leantleanedyaslanmak, dayanmak
97castcastcastrol vermek, ışık veya bakış yöneltmek
98sweepsweptsweptsüpürmek, silip süpürmek
99rideroderiddenbinmek, ata binmek
100swingswungswungsalınmak, sallanmak

101–120Kitaplarda ve gazetelerde sıkça geçenler

#V1V2V3Anlamı
101wakewoke / wakedwoken / wakeduyanmak, uyandırmak
102splitsplitsplitbölmek, yarmak
103overcomeovercameovercomeüstesinden gelmek, aşmak
104upsetupsetupsetüzmek, canını sıkmak
105sinksanksank / sunksunkbatmak, dibe gitmek
106ridridridkurtulmak, defetmek
107slideslidslidkaymak, süzülmek
108teartoretornyırtmak, koparmak
109burstburstburstpatlamak, aniden açılmak
110lendlentlentödünç vermek, borç vermek
111smellsmelled / smeltsmelledsmelled / smeltsmelledkoklamak, kokusunu almak
112bitebitbittenbitten / bitısırmak, dişlemek
113freezefrozefrozendonmak, dondurmak
114dreamdreamt / dreameddreamt / dreamedrüya görmek, hayal etmek
115leapleapt / leapedleapt / leapedsıçramak, atlamak
116digdugdugkazmak, toprağı eşmek
117windwoundwoundsarmak, saat kurmak
118betbetbetbahse girmek, bahis oynamak
119fleefledfledkaçmak, kaçıp gitmek
120shineshoneshone / shinedshoneshone / shinedparlamak, ışık saçmak

121–140Daha seyrek, ama bilmeye değer

#V1V2V3Anlamı
121forgiveforgaveforgivenaffetmek, bağışlamak
122swearsworeswornyemin etmek, küfretmek
123spellspelt / spelledspelt / spelledharflerini söylemek, doğru yazmak
124undergounderwentundergonegeçirmek, maruz kalmak
125springsprangsprang / sprungsprunganiden fırlamak, birden belirmek
126flingflungflungsavurmak, hızla atmak
127bidbade / bidbidden / bidveda etmek, selam vermek, buyurmak
128breedbredbredhayvan yetiştirmek, üremek
129swimswamswumyüzmek, yüzerek ilerlemek
130pleadpleadedpleaded / pledpleadedpleaded / pledyalvarmak, mahkemede savunma yapmak
131thrustthrustthrustkuvvetle itmek, saplamak
132speedsped / speededsped / speededhız yapmak, hızla gitmek
133spoilspoiled / spoiltspoiledspoiled / spoiltspoiledbozmak, şımartmak
134clingclungclungsıkıca sarılmak, tutunmak
135spinspunspunhızla dönmek, eğirmek
136creepcreptcreptsessizce sokulmak, sürünmek
137shedshedshedtüy veya yaprak dökmek, üzerinden atmak
138mistakemistookmistakenbaşkasıyla karıştırmak, yanlış sanmak
139rebuildrebuiltrebuiltyeniden inşa etmek, yeniden kurmak
140forbidforbadeforbiddenyasaklamak, men etmek

141–160Daha az yaygın fiiller başlıyor

#V1V2V3Anlamı
141grindgroundgroundöğütmek, ezip toz etmek
142wetwet / wettedwet / wettedıslatmak, nemlendirmek
143spillspilled / spiltspilledspilled / spiltspilledkazara dökmek, taşırmak
144weepweptweptağlamak, gözyaşı dökmek
145upholdupheldupheldonaylamak, korumak, savunmak
146repayrepaidrepaidgeri ödemek, borcunu ödemek
147offsetoffsetoffsetdengelemek, telafi etmek
148quitquit / quittedquit / quittedistifa etmek, vazgeçmek
149spitspatspat / spitspatspat / spittükürmek, ağzından atmak
150swellswelledswollen / swelledşişmek, kabarmak
151divediveddived / dovediveddalmak, suya atlamak
152forecastforecast / forecastedforecast / forecastedtahminde bulunmak, önceden bildirmek
153awakeawokeawoke / awakedawokenuykudan uyanmak, farkına varmak
154kneelkneltknelt / kneeledkneltknelt / kneeleddiz çökmek, diz üstü durmak
155shrinkshrank / shrunkshrunkshrunk / shrunkenküçülmek, yıkanınca çekmek
156inputinput / inputtedinput / inputtedbilgisayara veri girmek
157overtakeovertookovertakensollamak, arkadan yetişip geçmek
158undoundidundoneçözmek, geri almak
159broadcastbroadcastbroadcast / broadcastedbroadcastbroadcast / broadcastedyayınlamak, yayın yapmak
160weavewovewove / weavedwovenwoven / weaveddokumak, örmek

161–180Seyrek, ama okurken karşılaşılır

#V1V2V3Anlamı
161withholdwithheldwithheldvermemek, esirgemek
162foreseeforesawforeseenöngörmek, önceden kestirmek
163treadtrodtrod / treadedtrodden / trodtrodden / trod / treadedbasmak, üzerinde yürümek
164stingstungstungsokmak, iğnelemek
165strivestrove / strivedstriven / strivedçabalamak, uğraşmak
166stringstrungstrungipe dizmek, sıra hâlinde asmak
167sowsowedsown / sowedekmek, tohum ekmek
168misunderstandmisunderstoodmisunderstoodyanlış anlamak, yanlış yorumlamak
169sewsewedsewn / seweddikiş dikmek, iğneyle dikmek
170withstandwithstoodwithstoodkarşı koymak, dayanıklı olmak
171slingslungslunggelişigüzel fırlatmak, omzuna asmak
172wedwed / weddedwed / weddedevlenmek, nikâhlanmak
173misleadmisledmisledyanıltmak, yanlış yönlendirmek
174overhearoverheardoverheardkulak misafiri olmak, tesadüfen duymak
175overthrowoverthrewoverthrowndevirmek, iktidardan indirmek
176overrideoverrodeoverriddengeçersiz kılmak, hiçe saymak
177sneaksneakedsneaked / snucksneakedsneaked / snuckgizlice girmek, sıvışmak
178rewriterewroterewrittenbaştan yazmak, yeniden yazmak
179bleedbledbledkanamak, kan kaybetmek
180bustbust / bustedbust / bustedhurdaya çevirmek, kırıp bozmak

181–200Son yirmi fiil, liste tamamlanıyor

#V1V2V3Anlamı
181shearshearedshorn / shearedkırkmak, koyun kırkmak
182besetbesetbesetmusallat olmak, dört bir yandan kuşatmak
183strewstrewedstrewn / strewedsaçmak, serpmek
184slayslewslainkatletmek, kılıçla öldürmek
185wringwrungwrungburmak, sıkıp suyunu çıkarmak
186stinkstank / stunkstunkpis kokmak, leş gibi kokmak
187shoeshodshod / shoedshodshod / shoednallamak, ata nal çakmak
188slitslitslityarık açmak, uzunlamasına kesmek
189sawsawedsawnsawn / sawedtestereyle kesmek, biçmek
190resetresetresetsıfırlamak, ilk ayarlarına döndürmek
191overdooverdidoverdoneabartmak, aşırıya kaçmak
192rethinkrethoughtrethoughttekrar düşünmek, gözden geçirmek
193outgrowoutgrewoutgrownsığmayacak kadar büyümek, ilgisini yitirmek
194unwindunwoundunwoundgevşemek, rahatlamak
195rewindrewoundrewoundbaşa sarmak, kaseti geri sarmak
196mislaymislaidmislaidbir yere koyup unutmak
197overspendoverspentoverspentbütçeyi aşmak, fazla para harcamak
198babysitbabysatbabysatçocuğa bakmak, bebek bakıcılığı yapmak
199oversleepoversleptoversleptuyuyakalmak, fazla uyumak
200overeatoverateovereatentıka basa yemek, gereğinden fazla yemek

Beş kalıp

A — A — A

Üç hâl de aynı

A — B — A

3. hâl yine 1. hâlle aynı

A — B — B

2. ve 3. hâl aynı

A — B — C

Üç hâl de farklı

-ought / -aught

2. ve 3. hâl -ought / -aught ile biter

Irregular Verbs

Üç hâli kalıcı olarak öğrenin

Sıklığa ya da kalıba göre kısa dersler, her hâlin sesi ve tam da unutmak üzere olduğunuz fiilleri geri getiren günlük tekrarlar.

Google Play’den alın
Telefonuna yükleUygulamayı indirmek için telefonunun kamerasıyla tara