a dead end
/ə ˌded ˈend/NEUTRAL · B2
TÜRKÇESİYAKIN KARŞILIK
çıkmaz
Birebir: «ölü uç»
Anlam
a situation in which no more progress is possible
Daha fazla ilerlemenin mümkün olmadığı durum.
Örnekler
- 1The police investigation reached a dead end when the only witness moved abroad.
- 2Tom felt his job was a dead end, so he started evening classes in design.
- 3Every idea we tried for fixing the leak led to a dead end, so we called a plumber.
- 4The talks hit a dead end when neither side would move on price.
- 5Is this search a dead end, or should we keep looking for Gran's old letters?
Dil bilgisi
Sayılabilen isimdir (countable noun): a dead end, dead ends. Bir isimden önce dead-end biçiminde yazılır. Çoğunlukla reach, hit ya da lead to yapısından sonra gelir.
“Seyahat” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →water under the bridgeartık önemi kalmamış, kırgınlık yaratmayan eski sorunlarhit the roadbir yerden ayrılıp yolculuğa başlamakin the middle of nowherekasabalardan uzak, çok tenha bir yerdea stone's throwçok yakın bir mesafedeoff the beaten trackpek az ziyaretçinin gittiği sakin bir yerdeget itchy feetgezme ya da yeni bir şey yapma isteği duymaya başlamak
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
