tie the knot
/ˌtaɪ ðə ˈnɒt/INFORMAL · C2
TÜRKÇESİTAM KARŞILIK
dünyaevine girmek
Birebir: «düğümü bağlamak»
Anlam
to get married
Evlenmek.
Örnekler
- 1After ten years together, Priya and Tom finally tied the knot last summer.
- 2My grandparents tied the knot at the local town hall in 1965.
- 3They're tying the knot in June, and the whole family has been invited to the reception.
- 4Ben and Aisha have been engaged for five years; will they ever tie the knot?
- 5Maria and Leo tied the knot on a beach and then spent their honeymoon in Portugal.
Dil bilgisi
Yalnızca tie değişir: ties, tied, tying. Deyim nesne almaz; eşten önce with eklenir.
Anlamca yakın
“İlişkiler” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →have a crush onbirine kısa süreli ama güçlü bir romantik ilgi duymaktake someone for grantedher zaman yanında olduğu için birinin değerini bilmemekbreak your heartseven birini genellikle terk ederek çok üzmekbury the hatchetkavgayı bırakıp yeniden dost olmakon the rocksciddi sorunlar yaşayan ve bitmek üzere olana shoulder to cry ondertleri dinleyip teselli eden kimse
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
