bear fruit
/ˌbeə ˈfruːt/NEUTRAL · C2
TÜRKÇESİYAKIN KARŞILIK
semeresini vermek
Birebir: «meyve vermek»
Anlam
to produce good results after a lot of effort
Büyük emekten sonra iyi sonuç vermek.
Örnekler
- 1Years of hard work finally bore fruit when her first novel was published.
- 2Our efforts to cut waste in the office are starting to bear fruit.
- 3The school's new reading programme has borne fruit: exam results rose by twenty per cent.
- 4Will all these late nights of practice ever bear fruit?
- 5Months of talks between the two companies bore fruit last week with a big new deal.
Dil bilgisi
bear düzensiz fiildir (irregular verb): bore, borne. fruit burada tanımlık (article) almaz ve çoğul olmaz. Özne genellikle bir plan, bir çalışma ya da bir çabadır.
“Başarı ve Başarısızlık” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →a feather in your capövünülecek bir başarırest on your laurelsgeçmiş başarılara güvenip çabalamayı bırakmakhit the jackpotgenellikle şans eseri büyük bir başarı elde etmekthe sky's the limitulaşılabilecek şeylerin sınırı olmamakon a rollart arda başarı kazanmakback to square onebir girişim başarısız olunca yeniden başlamak zorunda kalmak
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
