elbow grease
/ˈelbəʊ ˌɡriːs/INFORMAL · C1
TÜRKÇESİYAKIN KARŞILIK
alın teri
Birebir: «dirsek yağı»
Anlam
hard physical effort, especially when cleaning
Özellikle temizlikte harcanan yoğun beden gücü.
Örnekler
- 1The oven looked hopeless, but a bit of elbow grease made it shine again.
- 2Getting the old paint off the door took a lot of elbow grease.
- 3These pans can't go in the dishwasher, so they'll need some elbow grease.
- 4With enough elbow grease, the rusty bike looked almost new by Sunday.
- 5Forget fancy sprays; what this carpet really needs is elbow grease.
Dil bilgisi
Sayılamayan isim (uncountable noun): a almaz, çoğul biçimi yoktur. Çoğunlukla some, a bit of veya a lot of ile kullanılır.
“Beden” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →keep an eye onbirini veya bir şeyi gözetmek, ona bakmakturn a blind eyeyanlış olduğu bilinen bir şeyi görmezden gelmekgive someone a handbirine özellikle pratik bir işte yardım etmekpull your legdoğru olmayan bir şey söyleyerek birine şaka yapmaka pain in the neckçok sinir bozucu kimse veya şeyon the tip of your tongueneredeyse hatırlanmış ama tam hatırlanamamış
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
