pull your leg
/ˌpʊl jə ˈleɡ/INFORMAL · B2
TÜRKÇESİYAKIN KARŞILIK
işletmek
Birebir: «bacağını çekmek»
Anlam
to joke with someone by telling them something untrue
Doğru olmayan bir şey söyleyerek birine şaka yapmak.
Örnekler
- 1Tom said he'd been offered a part in a film, but I think he was pulling my leg.
- 2Don't worry, I'm only pulling your leg — the exam isn't until next week.
- 3You've won a free holiday to Spain? Are you pulling my leg?
- 4On the first of April, Mia pulled Dad's leg by saying school had closed for a month.
- 5I almost believed Ben's story about a snake in the office, until he laughed and admitted he was pulling my leg.
Dil bilgisi
pull değişir: pulled, pulling; sürekli zaman (continuous) sık kullanılır. your, kişiyi belirtmek için değişir: my, his, Dad's.
“Beden” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →a pain in the neckçok sinir bozucu kimse veya şeyon the tip of your tongueneredeyse hatırlanmış ama tam hatırlanamamışoff the top of your headbakmadan ve uzun uzun düşünmeden, akıldankeep your fingers crossedbir şeyin iyi gitmesini ummakplay it by earplan yapmadan, duruma göre karar vermekrule of thumbdeneyime dayanan kaba, pratik bir ölçü
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
