play hard to get
/ˌpleɪ ˌhɑːd tə ˈɡet/INFORMAL · C1
TÜRKÇESİYAKIN KARŞILIK
naz etmek
Anlam
to pretend to be less interested in someone than you are
Birine olduğundan daha ilgisiz görünmek.
Örnekler
- 1Tom liked Priya, but she played hard to get for weeks before agreeing to a date.
- 2Stop playing hard to get and just tell Sam you want to see him again.
- 3Aisha didn't answer his messages for two days because she was playing hard to get.
- 4Leo really likes you, so don't play hard to get when he asks you to the cinema.
- 5She said she was busy all weekend, but we all knew she was just playing hard to get.
Dil bilgisi
Yalnızca play değişir: plays, played, playing. hard to get olduğu gibi kalır.
“İlişkiler” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →a match made in heavenbirbirine çok yakışan iki kişiblood is thicker than wateraile bağları başka ilişkilerden daha önemlidirat each other's throatssürekli öfkeyle tartışmakbirds of a featherkarakterce birbirine benzeyen kimselerbuild bridgesanlaşmazlık içindeki kişiler arasındaki ilişkileri düzeltmekan old flamegeçmişte romantik ilişki yaşanan kimse
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
