a match made in heaven
/ə ˌmætʃ meɪd ɪn ˈhevn/INFORMAL · B2
TÜRKÇESİ
Doğrudan karşılığı yok
Birebir: «cennette yapılmış bir eşleşme»
Anlam
two people who suit each other perfectly
Birbirine çok yakışan iki kişi.
Örnekler
- 1Leo loves cooking and Maria loves eating, so they're a match made in heaven.
- 2Everyone at the wedding agreed that the couple were a match made in heaven.
- 3They share the same sense of humour and never argue; honestly, they're a match made in heaven.
- 4The café owner and the new baker are a match made in heaven; sales have doubled since spring.
- 5Tom and Aisha seemed a match made in heaven, so nobody expected them to split up.
Dil bilgisi
Bir isim öbeğidir (noun phrase); genellikle be veya seem fiillerinden sonra gelir. made değişmez.
“İlişkiler” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →blood is thicker than wateraile bağları başka ilişkilerden daha önemlidirat each other's throatssürekli öfkeyle tartışmakbirds of a featherkarakterce birbirine benzeyen kimselerbuild bridgesanlaşmazlık içindeki kişiler arasındaki ilişkileri düzeltmekan old flamegeçmişte romantik ilişki yaşanan kimsesee eye to eyebiriyle aynı fikirde olmak
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
