at a crossroads

/ət ə ˈkrɒsrəʊdz/NEUTRAL · B2
TÜRKÇESİYAKIN KARŞILIK
yol ayrımında
Birebir: «bir kavşakta»

Anlam

at a point where you must make an important choice

Önemli bir seçim yapmak zorunda olunan noktada.

Örnekler

  1. 1At forty, Maria was at a crossroads: stay in banking or finally train as a teacher.
  2. 2The band is at a crossroads, with two members wanting to tour and two wanting to stop.
  3. 3After graduating, Leo found himself at a crossroads, unsure whether to travel or start work.
  4. 4Our small bakery is at a crossroads: we either open a second shop or stay as we are.
  5. 5Are you at a crossroads with your studies, or have you already chosen a course?

Dil bilgisi

Genellikle be, stand ya da find yourself yapısından sonra gelir; hayatın hangi alanı olduğu in edatıyla belirtilir. Sondaki -s ekine karşın crossroads burada tekildir.

“Seyahat” konusundan diğer deyimler

Konunun 20 deyimi ve testi →
English Idioms

20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla

Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.

Google Play’den alın