blow the whistle on
/ˌbləʊ ðə ˈwɪsl̩ ɒn/INFORMAL · C1
TÜRKÇESİ
Doğrudan karşılığı yok
Birebir: «düdük çalmak»
Anlam
to tell people in authority about something wrong that someone is doing
Birinin yaptığı yanlışı yetkililere bildirmek.
Örnekler
- 1A nurse blew the whistle on the hospital's poor hygiene, and inspectors arrived the next day.
- 2It takes courage to blow the whistle on your own employer.
- 3An accountant blew the whistle on the charity after noticing that donations were disappearing.
- 4If you see a colleague stealing, you should blow the whistle on them.
- 5Who blew the whistle on the factory's illegal dumping? The newspaper won't say.
Dil bilgisi
Yalnızca blow değişir: blows, blowing, blew, blown. Kişi ya da kurum on edatından sonra gelir.
“Dürüstlük ve Sırlar” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →above boarddürüst ve yasal, gizlisi saklısı olmayanlie through your teethtamamen yanlış olduğunu bildiği bir şeyi söylemeka pack of liesbaştan sona gerçek dışı bir hikâye ya da iddiacook the booksmali kayıtları hileyle değiştirmekput your cards on the tablene düşündüğünü ve ne istediğini açıkça söylemekpull the wool over someone's eyesbirini gerçeği fark etmeyecek şekilde kandırmak
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
