learn the hard way
/ˌlɜːn ðə ˌhɑːd ˈweɪ/NEUTRAL · B2
TÜRKÇESİYAKIN KARŞILIK
ağzı yanmak
Anlam
to find something out through your own mistakes
Bir şeyi kendi hatalarından öğrenmek.
Örnekler
- 1I learnt the hard way that cheap shoes don't last.
- 2Many new drivers learn the hard way that parking fines are expensive.
- 3Ben learnt the hard way to back up his work after losing a whole essay.
- 4Never lend money to friends without writing it down; I learnt the hard way.
- 5Why do some people only learn the hard way, even when everyone warns them?
Dil bilgisi
learn düzenli fiildir (regular verb): learned ya da İngiliz İngilizcesinde learnt. Öğrenilen şey çoğu zaman that ile başlayan bir yan cümlede (clause) gelir.
“Başarı ve Başarısızlık” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →get off the groundbaşarılı bir başlangıç yapmakbear fruitbüyük emekten sonra iyi sonuç vermeka feather in your capövünülecek bir başarırest on your laurelsgeçmiş başarılara güvenip çabalamayı bırakmakhit the jackpotgenellikle şans eseri büyük bir başarı elde etmekthe sky's the limitulaşılabilecek şeylerin sınırı olmamak
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
