play ball
/ˌpleɪ ˈbɔːl/INFORMAL · C1
TÜRKÇESİYAKIN KARŞILIK
yola gelmek
Birebir: «top oynamak»
Anlam
to agree to help in the way someone wants
Birinin istediği biçimde yardım etmeyi kabul etmek.
Örnekler
- 1We need the council's permission, but they won't play ball.
- 2If the other parents play ball, we can share the school run.
- 3The landlord refused to play ball, so we couldn't paint the kitchen after all.
- 4Will your brother play ball and lend us his van for the move?
- 5The shop manager played ball and swapped my jacket even without a receipt.
Dil bilgisi
Yalnızca play fiili değişir: played, playing. Çoğu zaman won't ya da refuse to yapısından sonra gelir; yardım edilen kişi with edatından sonra gelir.
Anlamca yakın
“Spor” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →the gloves are offtaraflar çekinmeden kavga etmeye ya da tartışmaya hazır olmakthe ball is in your courtartık harekete geçme ya da karar verme sırası karşı tarafta olmakget the ball rollingbir şeyi başlatmakthrow in the towelbaşarılı olamayacağını anlayıp vazgeçmeka level playing fieldherkesin eşit şansa sahip olduğu durumjump the gundoğru zamanı beklemeden, çok erken davranmak
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
