sit on the fence
/ˌsɪt ɒn ðə ˈfens/INFORMAL · B2
TÜRKÇESİYAKIN KARŞILIK
ne şiş yansın ne kebap
Birebir: «çitin üstünde oturmak»
Anlam
to avoid choosing between two sides or options
Iki taraf veya iki seçenek arasında seçim yapmaktan kaçınmak.
Örnekler
- 1When my sisters argue, I try to sit on the fence and stay out of it.
- 2The council is still sitting on the fence about the new cycle lane.
- 3The team needs a clear answer from you today, so please stop sitting on the fence.
- 4Tom sat on the fence during the whole debate, so neither team trusted him afterwards.
- 5Are you going to back Maria's plan or just sit on the fence again?
Dil bilgisi
Yalnızca sit değişir: sits, sitting, sat. Kararın konusu about veya over edatıyla eklenebilir.
Anlamca yakın
“Kararlar” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →a no-brainerçok kolay bir karar veya seçimchicken outkorktuğu için bir şeyi yapmaktan vazgeçmekbite the bulletkaçındığı tatsız bir şeyi yapmaya kendini zorlamakstick to your gunsbaşkaları karşı çıksa da kararından dönmemekthe lesser of two evilsiki kötü seçenekten daha az kötü olanıspoilt for choiceseçmeyi zorlaştıracak kadar çok iyi seçeneği olmak
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
