put all your eggs in one basket
/ˌpʊt ɔːl jər ˌeɡz ɪn wʌn ˈbɑːskɪt/INFORMAL · B2
TÜRKÇESİ
Doğrudan karşılığı yok
Birebir: «bütün yumurtalarını tek sepete koymak»
Anlam
to rely completely on a single plan or chance
Her şeyi tek bir plana veya şansa bağlamak.
Örnekler
- 1I'm applying to five universities because I don't want to put all my eggs in one basket.
- 2Tom put all his eggs in one basket, and when the deal fell through, he had nothing.
- 3Leo relied on one big client, and when it left, he learned not to put all his eggs in one basket.
- 4Should we invest everything in one flat, or is that putting all our eggs in one basket?
- 5Priya only revised one topic for the exam — she really put all her eggs in one basket.
Dil bilgisi
Sık sık don't veya not to ifadelerinden sonra kullanılır. put geçmiş zamanda (past simple) da put olarak kalır; your yerine my, their vb. gelebilir.
“Yemek” konusundan diğer deyimler
Konunun 20 deyimi ve testi →bite off more than you can chewgücünün yetmeyeceği kadar çok işe girişmekhave your cake and eat itgenellikle bir arada olamayan iki avantajı birden elde etmekhit the spottam istenen şey olmak (özellikle yiyecek, içecek)cry over spilt milkdeğiştirilemeyecek bir şeye üzülmeklike two peas in a podözellikle görünüşçe birbirine çok benzemekbutter someone upbirinden yardım almak için ona çok iyi davranmak
20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla
Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.
