walk on eggshells

/ˌwɔːk ɒn ˈeɡʃelz/NEUTRAL · C1
TÜRKÇESİ
Doğrudan karşılığı yok
Birebir: «yumurta kabukları üzerinde yürümek»

Anlam

to be very careful not to upset someone

Birini üzmemek için çok dikkatli davranmak.

Örnekler

  1. 1Since Dad lost his job, we've all been walking on eggshells around him.
  2. 2You don't have to walk on eggshells with me — just tell me what you think.
  3. 3Mum is so stressed about the move that we're walking on eggshells to avoid an argument.
  4. 4Aisha's new flatmate gets upset so easily that everyone walks on eggshells at home.
  5. 5It's tiring to walk on eggshells every time my brother is in a bad mood.

Dil bilgisi

Yalnızca walk biçim değiştirir; eggshells çoğul kalır. Sık sık ardından around veya with ve bir kişi gelir. İngiliz İngilizcesinde tread on eggshells da kullanılır.

“Yemek” konusundan diğer deyimler

Konunun 20 deyimi ve testi →
English Idioms

20 konuda 400 deyim — unutturmayan tekrarlarla

Burada birkaç soru var. Uygulamada ise 16 alıştırma modu, Türkçe karşılıklar ve ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini söyleyen aralıklı tekrar.

Google Play’den alın